30 Ocak 2016 Cumartesi

Nikos KAZANCAKİS - Zorba





« Hiçbir şey ummuyorum; hiçbir şeyden korkmuyorum; özgürüm. »

  Yunan yazar Nikos KAZANCAKİS' in mezar taşında yazan bu söz, Zorba'nın yaşam felsefesi aynı zamanda.

  Kazancakis 1883-1957 yılları arasında yaşamış. Zorba yazarın olgunluk dönemi eseridir. Kilise tarafından aforoz edilen eseri ''Günaha Son Çağrı'' ise yazarın okumak istediğim diğer bir romanı.

  Kazancakis'in övgüsünü çok duymuştum, haklı övgülermiş. Harika betimlemeleri, güçlü anlatımıyla kitabı elimden bırakamadım. Girit Adasında romanın anlatıcısı olan yazarın ve linyit madeninde ustabaşı olarak işe aldığı Zorba'nın yanıbaşında hissettim kendimi.

  Mutsuz, beklentisiz bir yazarın orta yaşlı Zorba'nın yaşam ve insan sevgisinden, yaşam felsefesinden adım adım etkilenişi çok güzel aktarılmış. Yaşamdan keyif almanın, yaşayanları sevmenin ön koşulunun olmadığını siz de hissedeceksiniz.

 Sinemaya da aktarılan eser, üç dalda Oscar almış,filmin müziklerini de  Mikis Theodorakis yapmıştır. Kitabı kadar filmi de, müziği de izlenesi, dinlenesi..

İyi  bir kitap okuyayım diyorsanız Zorba'yı geç kalmadan okuyun, benden söylemesi.


******


Kitaptan Alıntılar:



  Linyitler, zarar ve karlar, Bubulina'lar, hepsi yok olmaktaydı. Haykırış hepsini alıp götürüyordu, artık hiçbir şeye gereksinmemiz yoktu; ikimiz de Girit'in ıssız kıyısında, göğüslerimizin üzerinde hayatın bütün acısını ve zevkini taşıyorduk, acı ve zevk yoktu, güneş sallanıyordu, gece yaklaşıyor, Büyükayı gökyüzünün hareketsiz çevresinde raks ediyordu, ay yükseliyor ve korkuyla iki küçük canlının kumsal üzerinde şarkı söyleyip kimseden korkmadıklarını seyrediyordu. ( s.181 )


  Yani akıllandım artık insanlara bakıp şöyle demekteyim: Bu iyi adamdır, şu kötü. İster Bulgar olsun, ister Rum, isterse Türk! Hepsi bir benim için. Şimdi, iyi mi, kötü mü, yalnız ona bakıyorum. Ve ekmek çarpsın ki, ihtiyarladıkça da, buna bile bakmamaya başladım. Ulan, ister iyi, ister kötü olsun be! Hepsine acıyorum işte... Boş versem bile, bir insan gördüm mü içim cız ediyor. Nah diyorum, bu fakir de yiyor, içiyor, seviyor, korkuyor, onunda tanrısı karşı tanrısı var, o da kıkırdayacak ve dümdüz toprağa uzanacak, onu da kurtlar yiyecek... Hey zavallı hey! Hepimiz kardeşiz  be...  (s.257)




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder